ÖNSÖZ - 2
Mustafa Kemal ATATÜRK, 1925 yılında Ankara’da ABD büyükelçisine yaptığı konuşmada, Hristiyan ABD’nin insanlığa örnek ve ışık olan demokrasi ve cumhuriyet anlayışına tüm dünyanın dikkatini çekmiştir. 1920 yılında Ankara’da cumhuriyet, demokrasi ve parlamento tabanlı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurulmasında, ABD’nin demokrasi ve cumhuriyet esaslı dünya görüşünün etkisi çok büyüktür.
İnsanoğlu için siyasi ve ekonomik tam bağımsızlık ancak gerçek demokrasi ve cumhuriyet ile tesis edilebilir.
Emperyalizmin satın ve esir aldığı kukla hükümet ve devletlerle dolu olan insanlığın, ABD’nin demokrasi ve cumhuriyet esaslı dünya görüşüne ve Mustafa Kemal ATATÜRK’ün dikkat çektiği tarihi uyarısına her zamandan daha çok fazla ihtiyaç olduğu açıktır.
Sevgi ve Saygılarımla
Halil Coşkun BEYOĞLU
09/09/2021
Muhterem Amerikalılar,
Türk milletiyle Amerikan milletleri ve karşılıklı olduğuna emin bulunduğum muhabbet ve samimiyetin tabii menşei hakkında birkaç söz söylemek isterim.
Türk milleti zaten demokrattır.
Eğer bu hakikat şimdiye kadar medeni beşeriyet tarafından tamamıyla anlaşılmamış bulunuyorsa bunun sebeplerini muhterem sefirimiz Osmanlı İmparatorluğu’nun son devirlerini işaret ederek çok güzel ifade ettiler.
Diğer taraftan Amerikan Milletinin kendini hissettiği dakikada istinat ettiği demokrasidir.
Amerikalılar bu mevhibe ile mümtaz bir millet olarak beşeriyet dünyasında arzı mevcudiyet eyledi. Büyük bir millet birliği kurdu. İşte bu noktadandır ki Türk milleti Amerika milleti hakkında derin ve kuvvetli bir muhabbet hisseder.
Ümit ederim ki bu müşahede iki millet arasındaki mevcut olan muhabbeti kökleştirecektir. Yalnız bu kadarla kalmayacak, belki tüm beşeriyeti birbirini sevmeye ve bu müşterek sevgiye mani olan mazi hurafelerini silmeye, dünyayı sulh ve huzur altına sokmaya medar olacaktır.
Muhterem Amerikalılar,
Temsil etmekle mubayi olduğum Türk milletinin, Yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin insani gayesi işte bundan ibarettir. Bu yüksek gayede zaten çok yükselmiş bulunan Amerika milletinin, Türk milleti ile beraber olduğundan şüphem yoktur.”
Mustafa Kemal ATATÜRK.1925.Ankara
Özgürlük ve bağımsızlık insanoğlunun karakteridir.
İnsanoğlu son yedi bin yıldır özgürlük ve bağımsızlık savaşı vermektedir. Komünizm, sosyalizm, faşizm, teokrasi ve monarşizm insanoğlunu köleleştiren şer sanatların ana başlıklarıdır.
Siyon Protokolleri insanları köleleştirme ve sömürme şer sanatlarının anayasası ve kitabıdır.
Tam bağımsızlık iki tabanlıdır.
i) Siyasi özgürlük
ii) Ekonomik özgürlük.
İnsanoğlu siyasi özgürlüğünü 1776 yılında ABD’nin kurulmasıyla kazanmaya başlamıştır. Kaynaklarda “Güneşin Batıdan Doğuşu” ifadesinde işaret edilen güç ve rehber ABD’dir.
ABD’nin demokrasi ve cumhuriyeti esas alan yönetim sistemleri tercihi 1776 yılından sonra adil bir rejim arayışına başlayan tüm devletler için çok iyi bir örnek olmuştur.
Yeryüzünde demokrasi ve cumhuriyet rejimlerinin kabul görmesinde ve kökleşmesinde, ABD ve Parlamentosunun rolü çok büyüktür.
Demokrasi ve cumhuriyet insan onur ve şerefine en çok değer veren yönetim sistemleridir.
Demokrasi ve cumhuriyet yönetim sistemlerinde halkın iradesi üzerinde hiçbir güç yoktur.
Yalan, hırsızlık, cinayet, yıkım ve savaş Şeytanın ve Yahudi’nin karakteridir.
İnsanlığın özgürlüğü için demokrasi ve cumhuriyet değerlerini taşımada öncülük görevi yapan ABD 1776 yılından sonra Siyonizm’in işgaline uğramaya başlamıştır. Bu yıldan sonra ABD’nin Siyonizm, derin devlet, Yahudi ve Yeni Dünya Düzeni ile mücadelesi, insanlığın gizli tarihini öğrenmesine ve emperyalizm ile en üst derecede savaşmasının yolunu açmıştır.
Yahudi kendi suçları ile rakibini suçlar. Kendi suçları ile masum rakibini suçlamak, dikkatleri dağıtmak ve kafaları karıştırmak yargıyı yanıltmak amaçlıdır.
Siyonizm ve Yahudi güçlenen ABD’yi yıkabilmek için milletin manevi çimentosu olan Hristiyanlık inancına ve kiliselere saldırmaya başlamıştır.
Bu saldırılarda Yahudi’nin amacı :
i) ABD devletini ve halkını hristiyanlıktan, incilden ve kilisilerden kopartmak,
ii) "Şeytan ABD" imajını dünyaya empoze etmek “Yeryüzündeki bütün kötülüklerin kaynağı ABD ve Amerikan halkıdır” yalanına tüm dünyaya inandırmaya çalışmak,
iii) Kendisini perdelemek ve Siyonizm’in tüm suçlarının bedelini masum ABD halkına ödetmektir.
2021 tarihi itibarıyla dünyada özellikle de İslam ülkelerinde ABD “Şeytan, tüm kötülüklerin kaynağı ve merkezi” olarak bilinmektedir.
Siyonizm ve Yahudi, ABD’yi maddi ve manevi imha etmeden dünya gezegenini köleleştiremeyeceğini çok iyi bilmektedir.
İnsanlık şunu çok iyi bilmelidir ki yeryüzünde iki tane ABD vardır.
i) Hristiyan ABD
ii) Siyonist ABD (Siyonizm ve Yahudi işgaline uğramış ABD)
Yeryüzündeki tüm kötülüklerin kaynağı ve merkezi Siyonizm ve Yahudiliktir.
Siyonist ABD’den en çok Hristiyan ABD devleti ve milleti şikayet etmektedir.
Siyonist ABD’den en çok Hristiyan ABD devleti ve milleti nefret etmektedir.
Hristiyan ABD devleti ve milleti, Siyonist ABD’yi ve Siyonizm’i yeryüzünden silmek için özellikle son 150 yılda en çok çalışan devlet ve millettir.
Dünya milletlerinin, Siyonizm’in ve Yahudi’nin son 200 yılda tesis etmiş olduğu Siyonist ABD ile Hristiyan ABD’yi kesinlikle birbirine karıştırmaması gerekir. Siyonist ABD 350-500 bin kişilik bir imaj, Hristiyan ABD ise 320 milyonluk bir gerçektir.
Dünyada barışın, adaletin ve huzurlu bir yaşamın tesis edilebilmesi için insanlığın ABD’nin içinde bulunduğu zorlu ikilemi çok iyi anlaması ve teşhis etmesi elzemdir.
ABD’nin içerisinde bulunduğu Siyonist ve bağımsızlık ikilemi tüm dünya devletlerinin de sorunudur. ABD’nin Siyonizm’i ve Yahudi’yi yenmesi demek tüm insanlığın Siyonizm’i ve Yahudi’yi yenmesi demektir.
Dünya özellikle İslam devletlerinin kendi çukurlarını görmeden, ABD’yi "Şeytan" olarak görmesi körlüktür.
Yeryüzündeki bütün kötülüklerin kaynağı “ABD ve Amerikan halkıdır” suçlaması hiçbir akla, mantığa ve vicdana sığmaz.
Düşmanın, Siyonizm’in, Yahudi’nin de amacı tüm insanlığı büyük cephelere bölmek ve birbirleriyle savaştırmaktır.
Devletlerinin ve insanlığın ABD’yi “Şeytan ve tüm kötülüklerin kaynağı” olarak bilmesi ve tanıtması dünya barışı ve huzuru için sağlıklı politikalar üretilebilmesine engel olur.
Dünyada barış ve huzur isteyen tüm devletlerin ve yönetimlerin kiliselerin rehberliğindeki ABD’yi desteklemeleri akıl ve vicdan gereğidir.
Aynı şekilde Rusya ve Rus halkı komünist, sosyalist değildir. Rusya ve Rus halkı dünyaya komünizm ve sosyalizm ihraç eden bir devlet ve millet değildir.
Rus halkı demokrat bir halktır.
İnsanlık şunu çok iyi bilmelidir ki yeryüzünde iki tane Rusya vardır.
i) Hristiyan Rusya
ii) Siyonist Rusya (Siyonizm ve Yahudi işgaline uğramış Rusya)
Rusya’yı yeryüzüne komünizm ihraç eden bir devlet ve millet olarak tanıtan ve karalayan, Rusya’da yerleşik olan Siyonizm ve Yahudilerdir.
Rusya’nın Siyonizm ve Yahudiler tarafından komünizm ihraç eden bir ülke olarak dünyaya tanıtılması 20.yüzyılda Rusya’yı dünyadan koparmıştır.
Böl, parçala, işgal et ve sömür Yahudi’nin sermayesidir.
Shalom ve İslam aynı kelimedir. Anlamı barış ve iyilik demektir. Anlamı “Benden sana zarar gelmez. Beraber huzur içerisinde yaşayabiliriz” demektir.
Yeryüzünde sayısız terör örgütleri kurarak İslamı (İslamı Cihad, ISIS, El Kaide,Taliban, Hizbullah, Boko Haram…. etc, etc) bir terör ve vahşet dini gibi gösteren ve 1.7 milyar insanı dünyadan kopartan Siyonizm ve Yahudilerdir.
Kuba Mescidi Müslümanların ilk Parlamentosudur. Müslümanların ilk ve sonraki devlet başkanları seçimle görev başına gelmişlerdir.
İslam insanoğlunu köleleştiren şer sanatların Komünizm, sosyalizm, faşizm, teokrasi ve monarşizm’in yeryüzündeki en büyük düşmanıdır. İslam Dünyası son yüzyılda Siyonizm ve Yahudilerin işgali altındadır.
İslam dinini bir terör ve vahşet dini olarak tanıyan ve bilen insanlar şunu çok iyi bilmelidir ki gördükleri din İslam değil Yahudiliktir.
Ayrıca insanlık şu gerçeği de çok iyi bilmelidir ki yeryüzünde iki tane İslam anlayışı vardır.
i) İslam
ii) Siyonist İslam (Siyonizm ve Yahudi işgali altında, tahrif edilmiş İslam)
Müslümanların demokrat ve cumhuriyetçi tarihlerine geri dönmeleri yeryüzünde barış ve kardeşliğin tesis edilmesinde çok büyük bir rol oynayacaktır.
İslam dünyasının, Ortadoğu’nun özellikle de Afganistan’ın sorunlarını çözebilmesinin tek yolu demokrasi ve cumhuriyettir.
Afganistan Taliban markasıyla hiçbir yere varamaz.
Taliban, A’dan Z’ye Siyonizm’in ve Yahudi’nin kontrolü altında olan terörist bir organizasyondur. Afgan halkı, Taliban'ın, Siyonizm’in ve Yahudiliğin kölesi ve bedava askerleri olmamalıdır.
Afganlar siyasi partilerini kurarak Afganistan’ı nasıl kalkındırmayı düşündükleri hem Afgan halkına hem de dünyaya anlatmakla mükelleftirler.
Afganistan’da tesis edilecek demokrasi ve cumhuriyet ortamı ve yapılacak olan seçimler Afgan halkının gizli düşmanlarından kurtulmasını sağlayacaktır.
Afganistan’ın ülkede demokrasi, cumhuriyet, parlamento, siyasi partiler, düşünce ve fikir özgürlüğü ortamını tesis etmeden demokratik dünya tarafından kabul edilmesi çok zor hatta imkansızdır.
Afganistan’ın özgürlük ve bağımsızlık savaşında önündeki en iyi örnek Türkiye Cumhuriyeti ve demokrasisidir.
2021 yılı itibarıyla dünya gezegeni 6-7 büyük cephe, 200 ülke sayısı kadar alt cephelere bölünmüştür. Bunun sebebi yeryüzünde yedi bin senedir 7/24 aktif olan Siyonist ve Yahudilik şer sanatlarıdır. İnsanoğlu yaradılış itibarıyla özgür ve demokrattır. İnsanoğlu olarak şunu çok iyi bilmemiz gerekir ki yeryüzünde iki ayrı insanlık mevcuttur.
i) Özgür İnsanlık
ii) Köle İnsanlık (Siyonizm ve Yahudilik işgali altında insanlık)
İnsanoğlu olarak Siyonizm, Siyon Protokolleri, Yahudilik, Zohar,Talmud ve Yeni Dünya Düzenini en iyi şekilde anlamak ve öğrenmek hepimizin ev ödevidir. Bu saatten sonra ev ödevlerimizi en iyi şekilde yapmak hepimizin en önemli görevi olmalıdır.
Sabah 7’den akşam 12’ye kadar televizyon seyrederek zengin olamayız, borçlarımızı, fakirliği ve savaşları bitiremeyiz.
Yeryüzünde var olan mali zulüm, hırsızlık, cinayet, yıkım, terör ve savaşlarda suçlu sadece şeytan değildir. Haksızlıklara tepki koymayan, sessiz kalan ve sorumluluk almayan insanların, beğenmedikleri insanlardan hiçbir bir farkı yoktur.
Mali zulümlerden ,fakirlik, parasızlık ve savaşlardan şikayet eden herkes üzerine düşen görevini en iyi şekilde yapmakla mükelleftir. Yeryüzündeki mali zulmü, fakirlik, parasızlık, savaş ve terörü bitirmek için her insan kendi gücü kadar sorumluluk almakla mükelleftir.
Her şeyi devletten ve hükümetten beklemek tembelliktir. Tembellik önce kendine sonra insanlığa zarar vermektir.
Bir günde 12-18 saat işe gidip gelmek, televizyon seyretmek, okula, çarşıya, maça, tatile gidip gelmekle insan olunmuyor.
Gerçekleri, doğruları bilmeyen, paylaşmayan, 7/24 Siyonizm’in ve Yahudilerin yalanlarına süt annelik yapan insanların dağlardaki, şehirlerdeki teröristlerden hiçbir farkı yoktur.
Ayrışmak, bölünmek, savaş, sadece kendimiz için yaşamak, kibir, açgözlülük ve cahillik insanlığın en büyük düşmanlarıdır.
Bir ve uyumlu bir insanlık herkesin alabileceği çok değerli sorumluluklar vardır.
İnsanoğlu, en büyük güzelliği , zenginliği ve gücü olan “İnsan Olmak” paydasında birleşmek durumundadır.
İnsanoğlunun “Bir ve Birlik” olmak dışında hiçbir güzelliği, gücü ve zenginliği yoktur.
Sevgi ve Saygılarımla
H.Coşkun BEYOĞLU
09/09/2021
Copyright © 2021